EGE ÜNİVERSİTESİ

Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi

Ege Üniversitesinde “Türkiyenin Su Ayak İzninin İrdelenmesi” Semineri

 

10 Kasım  2017

Ege Üniversitesi’nde “Türkiye’nin Su Ayak İzninin İrdelenmesi” semineri düzenlendi.

 

200 gram kırmızı ette 3 bin 100  litre su ayak izi bulunuyor

                                                                                Gözde Şanlı

          İZMİR(Ege Ajans)- Dünya üzerindeki 35 milyon kilometreküp tatlı suyun yalnızca yüzde 0.3’ü ekosistem ve insan kullanımına elverişli tatlı su kaynaklarından oluşuyor. Türkiye’de ise toplam 95 milyar metreküp yüzey suyundan yüzde 29 oranında faydalanılıyor. Bunun yüzde 79’u sulamada, yüzde  14’ü içme suyunda, yüzde 10’u ise sanayide kullanılıyor. Türkiye, sanıldığının aksine, su kıtlığı sınırında bir ülke. Türkiye’nin önümüzdeki 25 yıl içinde de ihtiyaç duyacağı su miktarının, bugünkü su tüketiminin üç katı olacağı değerlendiriliyor.

          Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde “Türkiye’nin Su Ayak İzninin İrdelenmesi” konulu seminer gerçekleştirildi. EÜ Çevre Bilimleri Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi  Biyolog Efsun Ay tarafından verilen seminere, EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Uğur Sunlu, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

          Prof. Dr. Uğur Sunlu, “Enstitü olarak karbon ayak izi çalışmasını bitirdik. Şu anda su ayak izi ile ilgili çalışmalarımız var. En çok su ayak izi hayvansal ürünlerde özellikle kırmızı ette bulunuyor.  200 gram kırmızı ette 3 bin 100  litre su ayak izi var” diye konuştu.

 

“TÜRKİYE SU KAYNAKLARINI KORUMALI”

 

          Su ayak izlerinin öneminden bahseden  Biyolog Efsun Ay,  “Su yönetiminin önemli bileşenlerinden birisi su verimliliğidir.  Su verimliliğini sağlayan en önemli alt bileşen  suyun ve su kaynaklarının akılcı kullanımıdır. Su tüketimin azaltılması oldukça önemlidir. Bunun gerçekleşmesi için su ayak izlerinin tespiti gereklidir. Üretim ve tüketimde ülkelerin kullandıkları su miktarı ve aynı zamanda kalitesini ölçmek, küresel ölçekte de değer kazanmıştır. Türkiye’nin ekonomik sürdürülebilirlik açısından kendi su kaynaklarını koruması oldukça önemlidir” dedi.

          Biyolog Ay, “Su ayak izi, bir mal veya hizmet üretmek için gerekli tatlı su miktarının tüm tedarik zinciri içindeki ölçümünü ifade eder ve  hem doğrudan su kullanımını hem de üretim sürecindeki dolaylı su kullanımını dikkate alır. Türkiye’nin su ayak izinin yaklaşık   yüzde 90’ı tarım sektörü kaynaklıdır. Türkiye’nin  tüketiminin su ayak izi yaklaşık yılda 140,2 milyar metreküptür” diye konuştu.

          Su ayak izindeki olumsuzlukları giderebilmek için herkese görevler düştüğünü vurgulayan Ay, “Şirketler, kendi su ayak izlerini ölçerek, su kıtlığı yaşanan veya olası havzalarda etkilerini azaltmalıdır. Bireyler, evsel su tüketiminde tasarruf, ihtiyaç kadar tüketme gibi unsurları uygulamalı, bazı atıkların çöp olmadığının bilincine vararak geri dönüşümü kullanmalı, daha iyi bir yaşamı benimseyip, kendi su ayak izlerini takip etmelidirler. Su ayak izi bireylerin kendi coğrafyalarının çok daha ötesi sınırlardaki kaynaklarda etkilerini ortaya koyan önemli bir belirteçtir” dedi.

          Seminerin sonunda  Prof. Dr .Uğur Sunlu, Efsun Ay’a “Teşekkür Belgesi” verdi.

SU AYAK İZİ NEDİR?

Su ayak izi; bireysel veya toplumsal tüketimi gerçekleşen malların ve hizmetlerin üretimi için kullanılan veya üreticinin mal ve hizmet üretimi için kullandığı toplamdaki temiz su kaynaklarının miktarına deniyor.  Su ayak izi kavramı, Twente Üniversitesi ile Su Ayak İzi Ağı (Water Footprint Network-WFN) tarafından geliştirildi. Su ayak izi; hammaddenin işlenmesinden, doğrudan operasyonlara ve tüketicinin ürünü kullanmasına kadar geçen tüm süreci kapsıyor.